Geri git   Forum Kadınca Kadınlar Forumu > Genel Forumlar > Hamilelik

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Eski 06-26-2011, 12:01 PM
Sudenaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Administrator
 
Üyelik tarihi: Apr 2011
Mesajlar: 370
Standart Hamilelikte Düşükler Neden Olur-Hamilelik Döneminde Düşük Nedenleri

Hamilelikte Düşükler Neden Olur-Hamilelik Döneminde Düşük Nedenleri

Düşük adı verilen ve cenin durumundaki bebeğin anne rahminden ayrılarak gebeliği sonlandırması anlamına gelmektedir. Ceninin dışarıda yaşamını sürdürecek kadar gelişmemiş olan organ yapısı nedeniyle düşükler genelde bebeğin ölü doğması ile sonuçlanmaktadır. Hamilelikte düşükler genellikle hamileliğin ilk 100 gününde görülmektedir. Hamilekte düşük hiç hoş bir konu değil. Biz kadınların gerçekten korkulu rüyası ve hiç bir kadın böyle bir şeyi asla yaşamak istemez. Ancak hamilelik süreci maalesef bizlerin istediği gibi gelişmiyor. Gebelikte düşük ihtimaline karşı kendimizi hazırlamak için bilgili olmalıyız. O nedenle gebelikte düşüğün nedenleri ve belirtileri hakkında bir takım bilgilerimizin olması da şarttır.

Düşüğün sebepleri üzerine çok sayıda teori ileri sürülmüştür... Korku, şok, düşme, sarsıntılı yolculuklar ve cinsel birleşme düşük nedeni olarak incelenmiş, lâkin kesin sonuçlara varılamamıştır. Diğer bazı sebepler ile düşüklerin yalnızca çok küçük bir bölümü açıklanabilir. Bunlar arasında, mol hidalik ve gebelik zehirlenmesini, annedeki fiziksel yapı bozukluklarını, şeker hastalığını, hipotiroidizmi, kronik hipertansiyonu ve cinsel organlardaki yapısal bozuklukları sayabiliriz.

Bunlara ilâve olarak, arsenik, kurşun, bakır bileşiklerinin yol açtığı zehirlenmelerin düşüğe sebebiyet verdiği bilinir. Bu tür maddelerin kullanıldığı sanayi dallarında çalışan kadın işçilerde düşük oranı çok daha yüksektir. Halk arasında, düşük yapıcı ilâç olarak kullanılan maddelerin bu tür bileşikler içerdiği görülmüştür. Bu maddelerin neden olduğu zehirlenmelerde, anne için hayati tehlike yaratmayan zehir miktarının, dölütün ölümüne ve plasentanın dölyatağı çeperinden kopmasına sebep olduğu tahmin edilmektedir.

Bütün bu nedenlere karşın, düşüklerin yaklaşık olarak yüzde 80'inin sebebi belirsizdir. Bu tür düşükleri açıklamak adına, ceninin kendisinde bozukluk olduğu ileri sürülmüştür. Yapılan araştırmalar esnasında, gebeliğin ilk üç ayında bulantı, baş dönmesi ve kusmadan şikâyetçi olan kadınlarda düşük oranının hayli az olduğu görülmüştür. Buna ek olarak, bu kadınlarda erken doğum ve ortalamadan daha küçük bebek dünyaya getirme olasılığı da çok düşüktür. Düşük başlangıcının iki belirtisi vardır... Karnın alt bölümünde kramp ağrısına benzer ağrılar ve dölyolundan kan gelmesi. Bu iki belirtinin, ikisinin birlikte oluşması şart değildir ve çoğu kez kanama çok hafif olur. Bu yüzden en ufak bir kan izi dahi düşük tehlikesine işaret eder. Herhangi bir belirti ortaya çıkar çıkmaz yapılacak ilk şey doktora haber verip sırt üstü yatmaktır. Doktor muhtemelen yatak istirahati, yatıştırıcı ilâçlar veya hormon tedavisi önerecektir.

Lâkin, bu tip önlemlerin pek de etkili olmadığı ve olacak bir düşüğü engellemenin mümkün olmadığı doktorlar tarafından da kabul edilir. Bazı durumlarda ise, belirtiler ortaya çıktıkları gibi kendiliklerinden kaybolurlar. Ağrının ve kanamanın tüm önlemlere rağmen artması, düşüğün kaçınılmaz olduğunun göstergesidir. Bazı kadınlarda belirtilerin artmasıyla birlikte cenin ve plasenta vücuttan atılır ve belirtiler süratle kaybolur. Bu durum, düşüğün tamamlandığını gösterir ve yapılacak tek tedavi kısa süreli bir yatak istirahatidir. Vücuttan bazı parçaların atılmasına rağmen kanama devam ediyorsa, bu, düşüğün tamamlanmadığını ve plasentanın bazı parçalarının dölyatağı içerisinde kalmış olduğunu işaret eder. Bu durumda yapılacak ilk şey oksitosin hormonu enjekte edilerek dölyatağının kasılmasını sağlamaktır. Eğer bu kasılmalar, kalan parçaları dışarı atamazsa kanama devam edecektir. Son çare olarak dölyatağı ağzı genişletilerek, operasyona uygun aletle kalan parçalar alınır. Düşükten sonra iyileşme hızlıdır. Çoğu zaman bir kaç günlük süre yeterlidir.

Fakat, düşüğün kadında yarattığı duygusal şokun geçmesi çok daha uzun sürer. Bazı kadınlar, düşükten kendilerini sorumlu tutup, cesaretlerini kaybederek, hiçbir zaman anne olamayacakları korkusuna kapılırlar. Bu tür tehlikeleri önlemek için, çoğu kez en kısa zamanda yeniden gebelik önerilir. Sağlıklı bir ikinci gebelik şansı oldukça yüksektir ve arka arkaya iki ya da üç düşük yapmış kadınlar dahi, gerekli tıbbi müdahalelerle sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilirler.

Hamilelikte Düşük Çeşitleri
1- İsteyerek Yapılan Düşükler: Konumuz dışındadır. Ancak hayati bir zorunluluk olursa, hekim yardımıyla gebeliğe son verilmelidir. İsteyerek yapılan düşüklerin en tehlikelisi, annenin kendisinin ve uzman olmayan kişilerin, ilkel yöntemlerle gebeliği sona erdirmek istemesidir. Ne yazık ki, bu durumlarda ya anne hayatını kaybetmekte, ya da ömür boyu sakat kalmaktadır.

2- Travmatik Düşükler: Şiddetli bir düşüş, çok kere gebeliği bozar. Anne sağlığı için ayrıca tehlike arze-der.
3- Kendiliğinden Olan Düşükler: Esas üzerinde durulması gereken düşük
çeşitleri bu gruptadır. Dışarıdan hiçbir müdahale olmadan meydana gelen düşüklerin nedeni çok kere bulunamaz. Annenin zehirlenmesi, iç salgı bezlerindeki bozukluklar, yumurtadaki yapısal değişiklikler, çocuk ve annenin kan uyuşmazlıkları, annenin geçirmekte olduğu şiddetli enfeksiyonlar düşük nedenleri arasındadır. Bu durumlarda, nedene göre, hekim müdahalesi gereklidir. Kendiliğinden olan düşüklerde, frengi, tifo, tifüs ve toksoplasmosis geniş yer tutar. Ağır zehirlenmelerden olan kurşun, karbondioksit, tütün ve benzin gibi maddelerle temasta bulunmak gene düşüklerin başlıca sebepleri olabilirler. Şeker hastalığı, nefrit, ilâç zehirlenmeleri, gebelik hormonu bozuklukları, ayrıca rahim içi hastalıkları ve rahim şekil bozuklukları gebeliğin devamına engel olan en önemli sebeplerdir.
Düşük belirtileri görüldüğü durumlarda, acilen hekim müdahalesi gereklidir. Ya alman önlemlerle gebeliğin devamı sağlanır ya da tıbbî yöntemlerle gebeliğe son verilir.
Gebelik kurtarılınca, yeni bir tehlikeyi karşılamak için, anne korunmaya alınır. Duşuk tehdidinin kalkması için alınacak tedbirlerin, doğacak bebeğe zarar vermeyeceği hususu anneye anlatılmalıdır. Mümkünse eski âdet tarihlerine rastlayan günlerde istirahat edilmeli ve sıcak banyolar yapılmamalıdır.

Eğer düşük olmuşsa, anne en az dört ay gebe kalmamaya dikkat etmelidir. Çünkü rahmin yeni bir misafiri kabul etmesi için biraz zamana ihtiyacı vardır. Düşük, hastane ve hekim kontrolü dışında olmuşsa, cenin parçaları hekime gösterilmelidir. Çünkü rahim içinde kalan en ufak bir parça, aylarca kanamaya sebep olarak, annenin sağlığını tehlikeye
sokar.

Düşük riskini göz önünde bulundurup, dokdor kontrollerini ve dokdorunuzla olan irtibatınızı sıkı tutmanızı öneriyoruz. Sağlıklı evlatlar dileriz.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 07-02-2011, 10:23 AM
Masal Perisi
 
Üyelik tarihi: May 2011
Nereden: hatay
Mesajlar: 519
Standart

bu düşük olayları hep tekrarlar diye duymuştum bi defa düşük yapınca arka arkaya da düşükler meydana geli,yor ve düşürmemek içinde genelde hamilelik yatakta geçiyor
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hamilelikte dusugun belirtileri, hamilelikte dusugun nedenleri, hamilelikte dusukten korunma

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:49 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2012, vBulletin Solutions, Inc.

Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.0